Mobil
Kültür-sanat

Mavi Gözlü Dev 63 Yıl Sonra da Yaşıyor: Nâzım Hikmet’in Edebiyatı Zamana Direniyor

4 Haziran 2026
Daha iyi bir deneyim için tam sürümü deneyebilirsiniz.

Türk şiirinin dünya çapındaki en büyük temsilcilerinden Nâzım Hikmet Ran, ölümünün 63. yılında hâlâ milyonların yüreğinde yaşıyor. Eserleri 50’den fazla dile çevrilen, şiirleri nesiller boyunca ezbere bilinen Hikmet, sadece kendi dönemine değil, geleceğe de ışık tutan bir isim olarak kabul ediliyor.

3 Haziran 1963 sabahı Moskova’da kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Nâzım Hikmet, ardında özgürlük, barış ve insan sevgisine dair dev bir miras bıraktı. Çocukluğunu sanatla iç içe geçiren şair, ilk şiirini 13 yaşında yazdı. Bahriye Mektebi’nde eğitim alırken dönemin büyük şairlerinden Yahya Kemal’in övgüsünü kazanarak geleceğin büyük şairlerinden biri olacağının sinyalini verdi.

Anadolu’dan Moskova’ya uzanan hayatı boyunca Kurtuluş Savaşı’na destek verdi, öğretmenlik yaptı ve Moskova’da eğitim alarak edebiyat anlayışını geliştirdi. Serbest nazmı Türk edebiyatına kazandıran Hikmet, 1929’da yayımladığı “835 Satır” ile dönemin şiir anlayışını kökten değiştirdi.

Siyasi görüşleri nedeniyle uzun yıllar hapis yattı; İstanbul, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde kaleme aldığı eserler, onun özgür ruhunu ve üretkenliğini ortaya koydu. Uluslararası sanatçılar ve aydınlar, onun serbest bırakılması için kampanyalar yürüttü. 1951 yılında Türkiye’den ayrılarak Sovyetler Birliği’ne giden şair, sürgünde de memleket özlemini şiirlerinde yaşattı.

Romanlar, oyunlar, denemeler ve gazetecilik çalışmalarının yanı sıra şiirleri pek çok sanatçı tarafından bestelendi. Yaşar Kemal’in “Türk dili var oldukça Nâzım Hikmet de var olacaktır” sözü, onun edebiyata ve insanlığa bıraktığı kalıcı etkiyi özetliyor.

Ölümünün 63. yılında bile Nâzım Hikmet’in mavi gözlü dev ruhu, özgürlük, kardeşlik ve insan sevgisiyle yaşamaya devam ediyor.